Atasozu.org

"altın hakkındaki atasözleri" ile ilgili atasözü sonuçları

Kan kusana altın leğenin ne faydası var.

“Kan kusana altın leğenin ne faydası var” atasözü, bir sorun veya rahatsızlık yaşayan bir kişiye lüks veya değerli bir şeyin […]

Kadının şamdanı altın olsa mumu dikecek erkektir.

“Kadının şamdanı altın olsa mumu dikecek erkektir” atasözü, bir kişinin maddi varlıklarını ve statüsünü göz önünde bulunduran kadının, bu kişiye […]

Bülbülü altın kafese koymuşlar, “ah vatanım” demiş.

Bu atasözü, bir bülbülün özgürlüğünü kaybedip altın bir kafese konulduğunda içten gelen şarkısında “ah vatanım” dediğini anlatır. Bülbülün doğal ortamı […]

Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine eşektir.

Bu atasözü, bir şeyin dış görünüşünün değişse bile temel özelliklerinin aynı kalacağını ve değişmeyeceğini vurgulamak için kullanılır. “Eşeğe altın semer […]

Yaprağa yapış, atlas olsun; toprağa yapış, altın olsun

“Yaprağa yapış, atlas olsun; toprağa yapış, altın olsun” Türk atasözü, kazanç ve zenginliğin doğru kaynağının ne olduğunu vurgulayan bir deyiştir. […]

Sanat altın bileziktir.

Kişinin elindeki sanat, değeri hiç eksilmeyen bir servettir. Bir kenarda saklanan altın, günü gelince bozdurulup kullanılır. Sanat da altın bilezik […]

Gelin altın taht getirmiş, üstüne kendisi oturmuş.

Bir topluluk içerisine giren kimse, yanında götürdüğü eşyayı kendisi kullanacaksa bunun değerli, değersiz olması, kimseyi ilgilendirmez. İngilizce: The bride brought […]

Gelin altın taht getirmiş, çıkmış kendisi oturmuş.

Bir topluluk içerisine giren kimse, yanında götürdüğü eşyayı kendisi kullanacaksa bunun değerli, değersiz olması, kimseyi ilgilendirmez. İngilizce: The bride brought […]

Gelin altın kürsü getirmiş, üstüne kendisi oturmuş.

Bir topluluk içerisine giren kimse, yanında götürdüğü eşyayı kendisi kullanacaksa bunun değerli, değersiz olması, kimseyi ilgilendirmez. İngilizce: The bride brought […]

Gelin altın kürsü getirmiş, çıkmış kendisi oturmuş.

Bir topluluk içerisine giren kimse, yanında götürdüğü eşyayı kendisi kullanacaksa bunun değerli, değersiz olması, kimseyi ilgilendirmez. İngilizce: The bride brought […]

Garibe bir selam bin altın değer.

Yabancı yerde tek başına kalan kişiye karşı gösterilecek küçük bir ilgi, bir hal hatır sorma, en büyük iyilik yerine geçer. […]

Çömlek demiş: Dibim altın, kaşık demiş: Girdim çıktım.

İngilizce: The pottery said: My bottom is gold, my spoon says: I came in and out.

Tencere demiş: Dibim altın. Kepçe demiş: Ben neredeyim?

İçyüzünü iyi bilen kimseye karşı, kusurlarını gizlemeye çalışan ve yüksek nitelikleri bulunduğunu söyleyerek övünmeye kalkışan kişi, gülünç duruma düşer. İngilizce: […]

Tencere demiş: Dibim altın. Kaşık demiş: Ben neredeyim?

İçyüzünü iyi bilen kimseye karşı, kusurlarını gizlemeye çalışan ve yüksek nitelikleri bulunduğunu söyleyerek övünmeye kalkışan kişi, gülünç duruma düşer. İngilizce: […]

Mart`ta yağmaz, Nisan`da dinmezse sabanlar altın olur.

Mart ayı oldukça soğuk bir aydır. Bu ayda yağmurun yağması ürün için iyi değildir. Nisan ise havaların ısınmaya başladığı bir […]

Ustanın çekici bin altın.

Birçok kimsenin uğraşıp yapamadığı bir işi, uzman, küçük bir dokunuşuyla yapıverir. Onun için uzmanın en küçük emeği (bir çekiç vuruşu) […]

Nisan yağmuru: altın araba, gümüş tekerlek.

Nisanda yağan yağmur, ürünleri bollaştırır; çiftçiyi zengin eder. İngilizce: April rain: golden car, silver wheel.